Hoşgeldiniz oturum açın.

BEYAZ DENGESİ

İster dijital ister analog olsun, bir fotoğraf makinesinden beklenen şeylerin başında çekilen resimlerin "kaliteli" olması gelir. Bu kalite kavramı gerçekte bir tek şeyi ifade eder: Resim, o sahnenin çıplak gözle görülen aslına mümkün olduğunca yakın olmalıdır. Buradan kolayca anlaşıldığı gibi bir fotoğraf, aslında gerçeğin "yeniden üretilmesi" (reprodüksiyonu) demektir. Bu yeniden üretilme olayının başarısı birkaç bileşene bağlıdır: Resmin keskinliği, ışık dengesi ve renk dengesi.

Resim renklerden ibarettir. Renkler ise aslında "ışık" sayesinde varolur. Farklı ışık türleri altında renkler de değişiklik gösterir. İşte bir fotoğraf makinesi tüm ışık koşullarında gerçeğe en yakın renkleri vermelidir. Gerçeğe en yakın renkleri üretmek için de makine Beyaz dengesi adı verilen bir sistem kullanır. Dijital bir fotoğraf makinesinde beyaz dengesi son derece önemlidir. Çünkü tüm diğer renkler (24-bit veya 30-bit renk derinliği, 16 milyon küsur renk) beyaz renk baz alınarak "hesaplanır".

Burada beyazın seçilmesi elbette tesadüf değildir. Renk bilimi açısında kısaca ifade etmek gerekirse: Beyaz, diğer tüm renklerin eşit dalga boyunda bileşimiyle oluşan renktir. Yani beyaz, diğer tüm renkleri içerir. Beyazın tam zıttı olan siyah ise, hiç bir rengin varolmadığı durumdur. Yani siyah, aslında bir renk değil, renksizlik durumudur.

Dijital bir makinenin renk sistemi basit bir ifadeyle şu şekilde çalışır: Otomatik beyaz dengesi adı verilen sistemle, makine beyazın nasıl bir beyaz olduğunu ölçer, daha sonra da diğer renkleri bu beyaza göreceli olarak "hesaplar". Standart olarak, beyaz dengesi için tüm dijital makineler " Otomatik Beyaz Ayarı " adı verilen bir algoritmayla çalışırlar. Bu sistemde makine, görüntüyü birçok parçaya böler ve renk kaynağını tesbit eder. Daha sonra renk kaynağına göre renk tonlarını ayarlar. Bu ayarlama için, makine fabrikasyon aşamasında yüklenmiş olan renk bilgilerini kullanır. Her üretici firmanın kullandığı algoritma ve renk bilgileri farklıdır.

Örnek verelim: Makine ışık kaynağının güneş ışığı olduğunu anladığında, gördüğü renkleri içinde yüklü bulunan "güneş ışığı renk bilgisi" ile karşılaştırır. Bu arada ışık yoğunluğunu da hesaplar. Tüm renkleri bu parametreleri birleştirerek bir dengeye oturtur. Çoğu durumda bu otomatik ölçüm sistemi son derece doğru çalışır. Ancak bazı durumlarda bu sistem yanılabilir. Renkler olması gerekenden daha farklı tonlarda görünür.

Resmin JPEG veya TIFF formatında kaydedildiği durumlarda renk tonlarındaki bu kaymaları düzeltmek çok zordur. Bazı makinelerde bulunan RAW formatının avantajlarından biri bu noktada açığa çıkar. RAW formatında kaydedilen bir resimdeki renk kaymalarını -genellikle makineyle verilen bir programla- düzeltmek oldukça kolaydır. Bu resim gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra daha yaygın bir formata (örneğin JPEG'e) çevrilebilir. Öte yandan, makinede JPEG formatında kaydedilen bir resimdeki bazı renk bilgileri kaybolduğu için (çünkü makinelerdeki JPEG kayıplı bir formattır) beyaz dengesinden kaynaklanan renk problemlerinin üstesinden gelmek mümkün olmayabilir.

JPEG formatında renk bilgilerinin neden kaybolduğunu kısaca ifade edelim: JPEG formatı, dosya boyutunu küçültmek için kayıplı bir sıkıştırma algoritması kullanır. Bu sıkıştırma sırasında "gereksiz" bazı renkler silinerek veya en yakın renge kaydırılarak resimdeki renk sayısı azaltılır. Böylelikle resmin dosya boyutu küçülmüş olur. Ancak bu kaybolan renk bilgilerini geri getirmek elbette mümkün değildir.

Beyaz ışık, yukarıda da bahsettiğimiz gibi diğer tüm renklerin bileşiminden oluşur. Ancak ister doğal ister yapay bir kaynaktan gelmiş olsun, beyaz ışığın tonu değişebilir. Basit bir örnek vermek gerekirse, sabah vaktindeki güneş ışığının beyaz tonu ile öğle vaktindeki güneş ışığının beyaz tonundan daha kırmızımsıdır. Aynı şekilde, floresan bir lambadan gelen ışık, şeffaf ampul ışığından daha yeşildir.


Bu resmin beyaz dengesi doğrudur, yani renkleri doğru bir şekilde yansıtmaktadır.
Bu nedenle bu resmi diğer resimlere kıyas noktası olarak kullanıyoruz.

Aşağıdaki resimlerde farklı ışık kaynakları altında aynı kompozisyonun nasıl renk değiştirdiğini görebiliriz. Buradaki örnek resimlerin tümü Otomatik Beyaz Dengesi modunda çekilmiştir. Her çekim için farklı ışık kaynakları kullanılmıştır.


Otomatik Beyaz Dengesi, Sarı Işık, 100 Watt Şeffaf Ampul



Otomatik Beyaz Dengesi, Floresan Masa Lambası, 13 Watt U-şeklinde Ampul



Otomatik Beyaz Dengesi, Beyaz Floresan, 12 Watt Tüp Ampul


Yukarıdaki resimlerde görüldüğü gibi, otomatik beyaz dengesi her zaman istenen sonuçları veremez. Bu örnek kompozisyonda, beyaz floresan altındaki çekimler gerçekte olması gerekene en yakın sonucu veriyor.
FARKLI IŞIK KAYNAKLARINDA ÖNAYARLI BEYAZ DENGESİ MODLARINI KULLANMAK

Aşağıdaki resimlerde de aynı kompozisyon otomatik beyaz ayarı yerine, her makinede bulunan önayarlı beyaz modları kullanılarak çekilmiştir.

Makinelerdeki bu önayarlı beyaz dengesi modları genellikle istenen sonuçları verir. Teknik olarak kısaca açıklarsak: Bu modlarda makine beyazı (yani aslında tüm renkleri, çünkü beyaz tüm renklerin bileşimidir) hangi ışık kaynağı altında çektiğini bilir, buna programlanmıştır. Belli bir modda makine, renkleri "hangi tonda görmesi gerektiğini" bilir.


Önayarlı Beyaz Dengesi Modu: Sarı Işık, 100 Watt Şeffa Ampul


Üstteki resimde görüldüğü gibi, standart 100 Watt şeffaf ampul altında makinenin beyaz dengesini "Sarı Işık" (Incandescent veya Tungsten) önayar moduna getirdiğimiz zaman aldığımız sonuç gerçek renkleri veriyor.

Ancak şeffaf ampul altında çekimler böyleyken, floresan masa lambası altında yapılan çekimler daha hassas ayarlama gerektirir. Çünkü floresan ışık altında renkler daha fazla kayma gösterecektir. Genellikle makinelerde 3 farklı floresan beyaz önayar modu bulunur. Bunlar Floresan Sarı Işık, Sıcan Beyaz Işık ve Soğuk Beyaz Işık modlarıdır. Aşağıdaki resimlerde sözkonusu bu modlarda yapılan çekimler görülmektedir.


Önayarlı Beyaz Dengesi Modu: Floresan Sarı Işık, Işık Kaynağı: Floresan Masa Lambası



Önayarlı Beyaz Dengesi Modu: Floresan Sıcak Beyaz Işık, Işık Kaynağı: Floresan Masa Lambası



Önayarlı Beyaz Dengesi Modu: Floresan Soğuk Beyaz Işık, Işık Kaynağı: Floresan Masa Lambası


Görüldüğü gibi bu modların hiçbirisi istenen sonucu veremiyor. Floresan Masa Lambasının renk sıcaklığının şeffaf ampule yakın olması gerektiğini düşünerek aynı çekimi "Sarı Işık" (Incandescent/Tungsten) modunu kullanarak yapalım:


Önayarlı Beyaz Dengesi Modu: Sarı Işık, Işık Kaynağı: Floresan Masa Lambası
(Bu resim makalenin en altında manuel beyaz ayarıyla tekrar çekilmiştir.)


Diğer sarı floresan ışık modlarına göre bu çekim çok daha başarılı olmakla birlikte, gene olması gerekenden uzak. Resimdeki sarımsı hava hemen hissediliyor. Eğer makinenin manuel beyaz dengesi ayarı varsa, sarı floresan ışık altında bu modu kullanmak daha etkin sonuç verecektir.


Önayarlı Beyaz Dengesi Modu: Soğuk Beyaz Floresan, Işık Kaynağı: Beyaz Floresan Lamba


Görüldüğü gibi, soğuk beyaz floresan ışık kaynağı altında "Soğuk Beyaz Floresan" önayar modunda yapılan çekim gerçek renkleri verebiliyor.
DIŞARIDAKİ ÇEKİMLERDE RENK DENGESİNİ SAĞLAMAK

Dış mekân çekimleri, doğal ve parlak ışık sağladığı için her zaman avantajlıdır. Ancak burada da problem, gün içindeki farklı zamanlarda güneş ışığının farklı tonlara bürünmesidir. Ayrıca hava şartlarına bağlı olarak (bulut, yağmur vs.) dış mekânın renk yoğunluğu ve tonları sürekli olarak değişir.

Genellikle makinelerdeki Otomatik Beyaz Dengesi dış mekân çekimlerinde oldukça tatminkâr sonuçlar verir.


Beyaz Dengesi Modu: Otomatik, Işık Kaynağı: Günışığı Beyaz Dengesi Modu: "Daylight", Işık Kaynağı: Günışığı


Bu resimlerde görüldüğü gibi, makinenin "Auto" modunda yapılan çekimler "Sun/Daylight" modundaki çekimlere oldukça yakındır. "Sun/Daylight" modunu güneş tam tepede iken kullanmak daha avantajlı olabilir.

"Cloudy" modu hava bulutlu olduğunda kullanılmalıdır. Bulutlar altında dış mekân çekimleri mavi tona yakın sonuçlar verir. Bu modun kullanımı renkleri gerçeğine oldukça yaklaştırır.
DIŞARIDAKİ ÇEKİMLERDE RENK DENGESİNİ SAĞLAMAK

Bazı durumlar vardır ki, ne otomatik beyaz ayarı ne de önayarlı beyaz modları istenen sonucu veremeyebilir. Böylesi durumlar için pek çok dijital makinede manuel beyaz ayarı seçeneği bulunur.

Manuel beyaz ayarında makine, beyaz bir yüzeye (örneğin beyaz bir sayfa kâğıda) doğru tutulur ve beyaz dengesi ayarlanır (set edilir). Makine bu mod devredeyken, kendisine gösterilen bu beyazı referans alarak çekim yapar.

Aşağıdaki örnekte manuel beyaz ayarı kullanılarak yukarıda bir türlü doğru renklerle çekilemeyen sarı floresan ışık altında yapılan çekim tekrarlanmıştır. Sağdaki resmin manuel beyaz ayarı, makineye resmin arkaplanındaki beyaz yüzey referans noktası verilerek yapılmıştır. Görüldüğü gibi manuel olarak ayarlanan beyaz dengesi tam doğru renklerin üretilmesini sağlamıştır.


Önayarlı Beyaz Dengesi Modu: Sarı Işık,
Işık Kaynağı: Floresan Masa Lambası

Manuel Beyaz Dengesi Modu,
Işık Kaynağı: Floresan Masa Lambası
Copyright © 2011 Er Dijital